Yarım ağızlardan dökülen sözler işittik güz boyu
Zincire işlenen beyaz güvercinler kondu gövdeye
Bu katliama can üzerine kanlar döşenmiş yavrum
Oysaki savaşa haksız demezler hiçbir yerde
Demezler çocukların göğsünde patlayan hayallere
Bir rüyanın temelinden eksik kurgulandığını
Ve hep sözü edilen şu eşsiz coğrafyanın
Sancağına dolanmış ellerde yiten dünyayı..
Cellatların kustuğu ölümmüş ilkbahar/yaz dedikleri
Öğrendik bulutlar gibi peşi sıra geçen günleri
Geçen, hayatımızın tam ortasından bin bir başlı kederle
Rüzgarı değmiş de gönlümüze uyumuşuz senelerce
Ah! Müfredatımızda teorik denklemlermiş meğer
Bir anayı kuzusundan ayıran ideolojik mermiler
Dilimde karşılığı olmayan davalara adanmış
Toprağında hırçın kıpırtılarla dans eden yürekler
Oysa bir gül bahçesinin renkleriydi ellerimiz
Bağ aynı, bağban aynı ve aynıydı dertlerimiz
Demir dişlilerin endamında kaybolan yaşamlarla
Selam duruyoruz şimdi ruhsuz milatlara!
