..şahin gürçay..

31 Ağustos 2010

özyıkım..

Filed under: şiirler.. — Alıntılar Defteri @ 05:30

Yarım ağızlardan dökülen sözler işittik güz boyu
Zincire işlenen beyaz güvercinler kondu gövdeye
Bu katliama can üzerine kanlar döşenmiş yavrum
Oysaki savaşa haksız demezler hiçbir yerde

Demezler çocukların göğsünde patlayan hayallere
Bir rüyanın temelinden eksik kurgulandığını
Ve hep sözü edilen şu eşsiz coğrafyanın
Sancağına dolanmış ellerde yiten dünyayı..

Cellatların kustuğu ölümmüş ilkbahar/yaz dedikleri
Öğrendik bulutlar gibi peşi sıra geçen günleri
Geçen, hayatımızın tam ortasından bin bir başlı kederle
Rüzgarı değmiş de gönlümüze uyumuşuz senelerce

Ah! Müfredatımızda teorik denklemlermiş meğer
Bir anayı kuzusundan ayıran ideolojik mermiler
Dilimde karşılığı olmayan davalara adanmış
Toprağında hırçın kıpırtılarla dans eden yürekler

Oysa bir gül bahçesinin renkleriydi ellerimiz
Bağ aynı, bağban aynı ve aynıydı dertlerimiz
Demir dişlilerin endamında kaybolan yaşamlarla
Selam duruyoruz şimdi ruhsuz milatlara!

kardeşlik..

Filed under: şiirler.. — Alıntılar Defteri @ 05:23

tüm yaramaz kardeşlerime, ayrı ayrı her birine..

Sen bu canı bir kez de davan için gönder kuşlarla mektup yollanan diyarlara
Bırak adını anmasınlar hesap defterlerinin kan bulanmış sayfalarında
Bir kurşuna git, bir kelime çeksin ipini, ah bir örtü olsun yeter ki kefenin
Şu dağlara bakıp da Allah’ı anman kalsın ömründen bir tek yanına

Hem bu yumruğu bir kez de Hakk’a kaldır Ankara’nın insan yüzlü betonlarında
Elinde bir şiir olsun yoluna serilen, bir kalem, kim bilir belki de bir tabanca
Yürümek emin, yürümek dik ve yürüyüp geçmek rüzgara kucak açarak bu diyardan
Bir parlamento binası kadar değil mi ki uğrana çekeceğimiz yerli vendetta?

Bak biz cenazende hukukla omuz omuza ağlayacağız ve ağlayacağım senelerce
Ama söz sana şiirler yazıp işleyeceğim kum gibi akıp giden zamana inat edercesine
Ve inan anayasamızın değişmez maddeleri olmayacak bu sefer tutsaklığımız
Ellerimizde parçalanmayan çocukluğumuzu yaşayacağız sokaklarda delicesine

Sen bana bak kardeşim, bana ‘bak’ çünkü beni bir tek sen anlarsın bu dipsiz kuyuda
Yüreğime paslanmış çivilerle mi çakılmış ki yakar beni yoluna koyulduğum bu dava?
Hayır, bir tebessüme hasret bu can sen varken dönmez kutlu bildiği yoldan, hayır!
Yeter ki sen ol yoldaşım, sen ol tökezlediğimde elini uzatacak olan yanımda bana..

kaybolan şehir..

Filed under: şiirler.. — Alıntılar Defteri @ 05:21

ay bulanmış şehrin duman kokan yüzene
satır aralarında gizlenmiş en masum katiller
aşkın gerçeküstü tiyatroları yollarda sürer

kalpazanlar basıyor sahte gülüşleri
kopya yağmurlar yağıyor balkonumdan içeri
her damlası yalnız birer keder taşıyor
her damlasıyla sancım zihnimden taşıyor
oluk oluk yaşlar ısmarlıyor şehir gözlerime

kaldırımlara vuruyor çetrefilli hayat denizinden
bir sokak çocuğunun kirli elleri
bozuluyor panayır gibi insanlık yeminleri
toplanıp derleniyor bir başka yerde
bir başka şehrin gül kokan caddelerinde
yitik hayaller armağan ediyor insanlığa
oyuyor buğulu bakışlarıyla soran gözleri
geçirerek kaybolan şehrin harap viranelerinden

köşe başlarından fışkırmakta çığlık çığlığa
yasemin toplayan elleri kanlanmış küçük kızlar
bedenlerine saplanan ağulu mızraklar
haber taşıyor uçlarında şehrin çöküşüne
şahit oluyor kediler rüzgarların bir bir gidişine

şimdi yamalı yurtların iklimine dönme vaktidir
tutup da bir ırmağı en çocuksu yerlerinden
sarma vaktidir inatla şehrin küf kokan sokaklarına..

modern putlar..

Filed under: şiirler.. — Alıntılar Defteri @ 04:58

Kâbe’nin etrafında türemiş yeni kâbeler
İhrama bürünmüş hacılar
Starbucks’ta kahve içip
McDonalds’da burger yer!

..

Yedi tur attık mı hızlıcana mescid-i haramda
Hilton’a gidebiliriz alış veriş yapmaya!
Suit odamda yetmiş yedinci katta
Bulutlar üstünden uydum hazır olan imama!

..

Ah! Değil miydin sen yıkan; lat, menat ve uzza
Şimdi senin adınla diyorlar; masa, kasa, nisâ!

soysal demokrat manifesto..

Filed under: şiirler.. — Alıntılar Defteri @ 03:51

Bunlar insan değil hepsi kadavra
Haydi hep bir ağızdan;
Vatan, millet, Moskova!

02 Mayıs 2010

uyanış..

Filed under: şiirler.. — Alıntılar Defteri @ 01:26

İçinden nehirler akmıyor artık
Barut kokuyor kriminal şiirler.
Sağanak bomba yağmurlarında
Canlı kalkan özgürlüğe dizeler.

..

Küf tutuyor aynalarınız
Balçık damlayan gözlerinizi
Lenslerle saklayamazsınız
Bırakın palavralarınızı vestiyere mösyöler
Yağlı boya tuvalleriniz eriyor madam!
Yüzünüz artık daha bir foseptik
Daha bir obez bakışlarınız..

..

Bil ki gafletse bitti!
Kılıçlar paslı kınlardan tekrar çekildi
Şimdi hesap zamanı dünyaya,
Dökül pisliklerini ortaya
Zevk, sefa ve israf eksi
İki simit biraz su
Borcunuz var Afrika’ya,
Tahsilât vaktidir ey Avrupa!

28 Nisan 2010

muallâk..

Filed under: şiirler.. — Alıntılar Defteri @ 19:42

kuşatılmış hayatlarda gebe sancılar
resmime bir fırça da sen darbele
ismimi hecele, çağır sevdayı
fıtratıma teğet konsun muallâk

uzuvlarımdan kan akıyor günün
peşi sıra gelmesen ölürüm
hayalin dokunsun hücrelerime
damarlarımda yitik bakışlar

dolunaya kanıyor tebessüm
trenler çarpıyor rüyalara
gözlerinde kopuyor sahneler
fırtına tutuyor verandamı

rüzgârı çağıldıyor içime
sancılar zapt eyledi beni
kopuk bir düzende dünya
bağlıyor senden bana düşler

dert kokuyor çarpık gülüşler
ve dahi kandırılıyorum!
tut ışığını, göster çıkışı
yoksa bilinçli olacak kayboluş

olayım biriktirdiğim savaşla
vuslatıma sürünsün gözyaşları
çembere çakılmış çiviler dönüyor
ısırılmış bileklerimde sen çabası

ceninden toslamış günah salkımı
kulluğa sınanmış insan yokusu
minberimde eskimiş telâşeler
varlığında bulduğum öz sancısı

ana kucağı, baba ocağı
hepsi sende buluşuyor işte
sende işlendi zihnime
yutulmuş bir aşk safhası

nirengisi kaybolan alanlara
göm içimdeki susuzluğu
tesiri yok gidişlerin birbirine
ters düşen anlamsız sevişlerin

tahakküm kelepçelerini dayamış
bekler bir nebze hata payını
bu çarpım hesaplara sığmaz sevgilim
sen çal içimdeki şarkıyı

savurduğun bir masal bulutu
kaplasın zihnimin sensizliğini
kaplasın zindanını insanın
meşaleler yok etsin yeis kalelerini

rıhtımına çekilmiş bir gemi gibi
beklemekteyim dalgaların yaşamını
yükselip alçalmakta çığlığım
kucağımda topladığım hayal kırıntıları

kesilmiş bir bilet var önümde şimdi
ya seferi kaldır ya da götür beni
buğulanmış bir umut saklar içinde
her daim sancınla yanan bu kulun sesi..

tevbe..

Filed under: şiirler.. — Alıntılar Defteri @ 01:52

bir’ime bin kattı da hülâsa
gayrı unutamam
g/özümden kan damlasa
Hakk’ı avutamam

deprem..

Filed under: şiirler.. — Alıntılar Defteri @ 01:48

kirişe toz bulandı diyardan
inme indi temellere
özyıkım gerektirir bu destan
sesler tutundu depreme
çırpın da dökülsün için
en bitimsiz dertlere
kanatlarından kopsun
unutayazdığın şarkılar

derdime bir sallantı
otursun taşlar yerine
ah nedir bu bulantı
dolanmış kuşlar diline
söyler kadim ağıtı
yaslı nineler niyetine
paslı lahitlerinde
insan müsveddeleri

borcunu öde toprağa
hurcunu bozmadan
sözlerin dağılsın O’na
yolundan sapmadan
yakar ve hisset anda
sen aciz bir kuldan
öte değilsin anla
bu kokuşmuş dünyada!

24 Nisan 2010

mahpus..

Filed under: şiirler.. — Alıntılar Defteri @ 23:29

şiire sebebiyetten mahkum gönlüm
dizeleri bağlayıp birbirine
kelepçeyi takmışlar düşünceme
özgürlüğe uçmasın diye

kelimeler doldurmuş hücremi
duvarlara asarım bazen
ya da darmaduman
saçarım, gezinirler zihnimi

bir dörtlük okurum mutlak kilide
çözünür gider hemen
çıkamam dışarı yine de
kelimeleri bırakıp neyleyim ben?

Sonraki Sayfa »

Theme: Rubric. WordPress.com'dan blog alın.

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.